“Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişemeyeceğinden korkuyorum.”
Hoşlanmadığı bir işte çalışan hiç kimse, kendi hakkında beslediği parlak düşünceleri uzun zaman sürdüremez. Yapılan işin sönüklüğü ve tatsızlığı, onu yapanın kişiliğini de geçer.
Hayranlığa her zaman az çok bir bayağılık bulaştığını; ayrıca başkalarına hayranlık duymanın bir bakıma insanın kendi değersizliğini kabul etmesi anlamına geldiğini düşünüyordu.
Günümüz ekonomik koşullarına ben olsam ne ad verirdim biliyor musunuz? Yamyamlık bu, derdim. Düpedüz yamyamlık! Adamlar açgözlülüklerini halkın taze kesilmiş, hâlâ titreyen etiyle, sıcak kanıyla besliyor; yaptıkları bundan başka bir şey değil.