6,7/10  (18 Oy) · 
46 okunma  · 
8 beğeni  · 
1.348 gösterim
Conrad, bir dedektif öyküsü havası taşıyan bu romanda, insan yaşamına belli bir açıdan bakmayı, insan ruhunun derinliklerinde yatan temel gerçeklere inmeyi amaçlar. Conrad için bir romanda geçen olaylar, olayların geçtiği ortamlar, kişiler ve onlar arasındaki ilişkiler, hep bu amacın ortaya konabilmesini sağlayacak biçimde düşünülüp tasarlanmış öğelerdir.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2009
  • Sayfa Sayısı:
    309
  • ISBN:
    9789944886727
  • Çeviri:
    Ünal Aytür
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Beyninin kıvrımlarından bağırsaklarının kıvrımlarına varıncaya kadar siyasete bulanan yurdum insanının tam da arayacağı derecede politik, etik ve toplumsal nice göndermelerle kurulu bir kurguya sahip olan, kelimenin tam anlamıyla klasik ve başyapıt; sadece Conrad'ın kaleminden çıkma olduğu için değil, yazıldığı döneme ışık tutması, hedeflediği yerlerin parlaklığı, oklarının sivriliği ve cüretkâr yorum ve değerlendirmelerle bezeli bir kurguyla da yazın tarihinde yerini fazlasıyla sağlamlaştırmış bir kitap.

Joseph Conrad'ın benim için önemi, Polonyalı olup (aslında şimdi Ukrayna'da olan bir bölge) ve İngilizceyi yirmi yaşından sonra öğrenmiş olmasına rağmen İngiliz dilinin en yüksek edebi ürünleri listesine birkaç eserini yazdırmış olmasından kaynaklanmıyor sadece. Conrad, Büyük İngiliz gemilerinde miçoluk, tayfalık ve İngiliz vatandaşlığından sonra da birinci kaptanlığı alıp, denizlerdeki nice seyrüsefer sırasında deneyimlediği onlarca kültür, bu kültürleri gerek yorumladığı aklıyla, gerekse hissettiği vicdanıyla tanımaya çalışmış olması, talihsizlikler karşısında suskun kalmayıp, otoritelerin, yüksek mevki sahiplerinin eteğini öpüp, postal yalamak dışında "dil"lerini kullanmayanlara benzemeyen, cesur, yürekli ve bazen kan donduracak kadar açık sözlü biri olduğu için favori yazarlarımdandır.

İletişim Yayınları, orijinal adı olan The Secret Agent'i aynen çevirerek "Gizli Ajan" adıyla yayımlamış; İş Bankası ise "Casus" diyerek. Kitap ismindeki seçimi tartışmak gereksiz. Her iki kitabın çevirisini bir saatten fazla süre ayırıp inceledim. İki isim de alanlarında çok başarılı çevirilere imza atan, değerli çevirmenlerimiz. Biri Hasan Fehmi Nemli, diğeri Ünal Aytür.

Hem zaten yazarımız Conrad, kitabı öyle bir yazmış ki, vasatın üstü herhangi bir çevirmen, pek çaba harcamadan, bir mucizeye tanıklık eder gibi çevirdiği kitaptaki cümlelerin önüne dizildiğini görecektir. Conrad işi noktalamış, geriye çevirmenin hünerine düşecek pek bir şey bırakmamacasına. Zira böylesine güzel yazılmış bir kitabı kötü çevirmek için gerçekten müthiş becerikli olmak lazım. İki kitap da hakkı verilerek çevrilip yayımlanmış. Karar okurun. Ha bu arada, sitede iki edisyon da mevcut.

Anarşist'inden ona buna "kanarşist"ine türlü karakterleri barındıran, sosyalist yapılanmanın, kapitalist düzenin ve daha pek çok "dönemin politik ve hatta askeri gündemini şekillendiren" türden konuların karakterlerce tartışıldığı, on dokuzuncu asır İngiltere'sindeki kanlı Greenwich bombalı eyleminin konu olarak merkeze alınıp, bu eylemin iç yüzünün araştırıldığı, bu esnada bir tür dedektiflik barındıran yönünün de devreye girişiyle kurgunun canlanması ve ardından gelen tuhaf, şaşırtıcı olaylar, bulgular, dehşet dolu bir sonu bünyesinde barındıran bir eser. Uyku kaçıracak türden. Huzurlu insanların uykusunu kaçıracak türden değil, zaten halihazırda huzursuz ve uykusuzların uykusunu kaçıracak türden.

Çünkü, iyi bilinir ki, huzurlu insanların uykusunu kaçırmak mümkün değil.

(Heh, sosyal mesajımızı da giderayak vermiş olduk.)