Peyami safa nın okuduğum ilk kitabı olan Fatih Harbiye kitabı son birkaç yüzyılda doğuda meydana gelen batılaşma” konusunu işliyor. Kitap yedi yıllık nişanlısını, yaşadığı konağı mahallesini çok sevdiği babasını hatta kedisini geride bırakmak içinde bulunduğu hayat tarzını ve yaşadığı semti ardında bırakıp kaçmak kaçmak ve alafranga bir yaşama sığınmak isteyen Neriman ı anlatıyor. Kitapta hoşuma giden şeylerden biri karakterlerin çok güzel bir biçimde sembolizasyon yapması oldu. Neriman ı fikirlerini hatalarını düşüncelerini ve davranışlarını gördükçe Neriman Neriman olmaktan çıkıyor ve bir sorgulayış bir kıyaslama bir inceleme halini alıyor. Kitap çok akıcı ve elinize alıp Neriman ı ….. ı baloya kalan günleri kedileri ve köpekleri kısaca yaşananları okurken elimde akan çok hızlı biten keyifli ve vermek istediği bit mesajı olan güzel bir kitaptı. Kitabın sonundan da anlaşılabileceği gibi genelde müslümanlar özelde ise Osmanlı torunları için batıya öykünme söz konusu dahi olamaz. Yorum yapmam gerekirse kitapta Neriman ın batı hayranlığını ay ı seyretmeyi seven bir insana benzettim ay güzeldir şekli değişken parlak ve ilgi çekicidir fakat ayın ışığını güneşten aldığını unutmamak gerek. Ayı seven bir insan aslında ayı değil güneşin ayın üzerindeki tesirini yani yansımayı sever. Aynı biçimde batı bu günlerde bize sunduğu ilgi çekici parlak ışığını zamanında Osmanlı’dan yani doğudan almıştır ve geliştirmiştir. Aya bakarken ayı ay yapanın güneş olduğunu unutmamak gerek diye düşündüm kitabı okurken.