Garsondan bir şey rica edeceğim, elimi kaldırıp çağırıyorum. Olması gereken; garsonun masama gelip buyrun demesi değil midir?
Gözümün içine baka baka gelip 5 metre kalası yavaşlıyor, istiyor ki buradan oraya bağırayım...
Ya niye bağırayım, gel adam gibi alsana siparişini. Yok mu bu garsonluğun bi eğitimi ya...
Boşalan oda kokusu spreyinin içine çamaşır suyu koyup tuvalete koydum. Eve her gelen koku zannedip etrafa sıkıyormuş bi tur. Tuvaletten çıkan ecdadıma sövüyor. Ayıp ama ya...
Çocukluğumuzdaki diziler ne güzelmiş ya. Ailece izlenebilecek, entrikasız, toplumsal konulara duyarlı, gündeme atıfta bulunan, öğüt verici, öğretici, gerçekçi ve çok içtenmiş. Dönüp dönüp eski dizileri izliyorum.