Bazı anlarda cesaretim kırılıveriyor. Bir kuşa, gözlerimi ayırmadan uzunca bir süre bakabilecek cesareti bile bulamıyorum kendimde. Kulun dengesi bozulacak, kuyruğu dolanacak ya da kanadı kopacak gibi geliyor. Bir şeyler iyi gitmediğinde ve tüm bunlar üst üste geldiğinde, insan, bundan böyle yaşananların ve yaşanması muhtemel olanların kötülükten başka bir şey getirmeyeceği hissine kapılıyor. Bir adım sonrasında toprağın ayaklarının altından kayıp gideceğini düşünmek gibi bir his bu. Her adımı boşluğa atmak gibi..
Kimi insan özeleştiriden kaçınır, kimi ise en ufak yanlışta kendini sorgular. Âdemoğlu öyle bir varlıktır ki, kendi vicdanını sorgulamak yerine her zaman karşı tarafın vicdanını sorgulamayı yeğler. Şayet sözlerimizin tesirini ölçecek kadar tutarlı davranırsak belki bugün yılanın zehri kadar sivrileşen dillerimizi tutmayı güç de olsa başarabiliriz.
Herkesle aran bozulabilir, hatta bazılarının kaybı iyi bile gelebilir. Fakat kendinle aran hep iyi olsun, kendine ihanet etme. Çünkü o bozulunca, her şey bozulur..