Yazarın tarzını bildiğim için artık o kadar şaşırmıyorum. Kurgusu yinede güzeldi, zaten hep akıcı yazıyor. Gizem gerilim tarzı hızlı bir şey okumak istediğim zamanlar için elimin altında bir kitabını hep yedekte tutuyorum. Şimdiye kadar hayal kırıklığına uğramadı beni. Ha baş kadın kahramanların kısmi alık hallerine biraz gıcık oluyorsunuz ama yapacak bir şey yok, hikaye anca öyle akıyor. Kitap güzeldi, yazarın tarzını seviyorsanız bu kitabı da seversiniz.
Tek kelimeyle mükemmel..
Aslında yazarın ilk duyduğum kitabı bu seriydi. Fakat oldukça kalın üç kitaplık bir serisiyle yazara başlamayayım, tek kitaplarına bakayım aman efendim genç yetişkin serisi varmış onu da okuyayım falan derken 8-9 kitabını okumuş bulundum ve favori yazarım haline geldi. O nedenle bu seri uzun zamandır beklediğim ve seveceğime emin olduğum bir seriydi. Ki öyle de oldu. Yazar tüm diğer kitaplarında olduğu gibi karakter yaratmada harika bir iş çıkarmış. Her bir karakteri ayrı ayrı o kadar sevdim ki. Yazılan evren bambaşka bir boyut. Tarihi, kültürü her şeyi baştan aşağı düşünülmüş, ince ince işlenmiş. Ve biz daha bu evrenin bir çok kısmını da öğrenmedik.
Büyü sistemi Sanderson klasiği olarak oldukça orijinal ve oldukça kurallı. Ben bu şekilde yazılan bu sistemlerini çok seviyorum. Bu serideki büyünün kullanılabilmesi için gereken ritüel mi diyelim, o durumlar bile çok ince düşünülmüş, çok orijinaldi bence.
Ben ilk kitapta bu kadar şey olmaz ama bu da olmaz diye şok üstüne şok geçirdim. Hani istese yazar bu kitaptaki olayları tek başına 3 kitaba bölebilirdi. Serisinin devamında neler olacak merakla bekliyorum.
Harikaydı, bayıldım, herkese tavsiye ederim.
İyi okumalar..