Bir kadının geçmişte saplantıya varacak derecede olan tek taraflı ve sorunlu ''aşk'' hikayesini anlatıyor. Okuyanı iç dünyasına hapsediyor ve bu da bizi sorgulatan, sarsan bir sürece bürünüyor. ''Böyle bir aşk olabilir mi?'' '' Ben olsam ne yapardım? '' ''Aşk mı hastalık mı?''' gibi bir sürü soru aklımızı kurcalıyor. Okurken kadının hisleri sizi kitaba esir alıyor sanki ve beklenmedik olayların oluşu hayrete düşürüyor.
Bir erkeğin bir kadının hislerini bu kadar içselleştirerek anlatabileceğini düşünemezdim. Zweig bu konuda çok başarılı. Bir solukta okudum, sanki yaşanan olayların içindeymişcesine etkilendim.