Türk Sahnesinin Bedbath kadını, Osmanlı’nın ilk müslüman kadın oyuncusu, sahne için yaratılmış, tiyatro deyince her şeyini vermiş her şeyi göze almış ama tiyatrodan hiç bir şey alamamış kadın. Ben Afife Jale deyince hep nice oyunlar oynamış, kendini tiyatroda kanıtlamış bir kadın bilirdim. Bu kadını okuduğumda onu ne kadar az tanıdığımı anladım. Müslüman kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu dönemde çok ünlü tiyatrocuların gözüne girerek sahne çıkmış, Sahneden polislerce yaka paça indirilmiş ve ömrü boyunca bir daha sahneye çıkamamış kadın. Cumhuriyet ile birlikte onunla aynı zamanlarda yaşamış bir çok müslüman kadının sahneye çıkışını gazete ve dergilerden görmüş ve tüm talihsizliğini bir kaç yıl daha beklememek olduğunu anlamış. Kitapta en sinir olduğum kişi aslında hayatını asıl berbat eden kişi Doktor Suat. Baş ağrılarından dolayı Afife’yi morfine alıştıran ve morfini vermesi için vücudumu ona sunmasını isteyen adam. Maalesef ki ölümü bu adamın alıştırdığı morfin yüzünden Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde sonlanmış ve ölüm nedeni Madde Bağımlılığı olarak geçmiş. Ne denebilir ki Osman Balcıgil yine güzel bir biyografi yazmış ve biz de bu şahane insanın buruk hayat hikayesini öğrenmiş olduk. “Gazi Mustafa Kemal Paşa, 1927 yılında sofrasında bulunan Ertuğrul Muhsin’i işaret ederek ‘Efendiler hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz, hatta Reis-i Cumhur olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız. Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim.’ Demiştir.