Beklentimin ötesinde bazı yerlerde ters köşe yapan bir kitabın yorumuyla geldim. İLK AŞK İLK GÜNAH...
ÜÇ YAKIN ARKADAŞIN HİKÂYESİ BU: BİRİ ÖLDÜ, BİRİ HAPİSTE, DİĞERİ DE YILLARDIR GERÇEĞİN PEŞİNDE.
Angela on altı yaşındayken ortadan kayboldu. Bu olaydan tam on dört yıl sonra kayıp gizem çözülmeye başladı. Angela 'nın kalıntıları Geo 'nun çocukluk evinin yakınında bulundu. Angela yıllar önce Geo 'nun sevgilisi olan Calvin 'in kurbanıydı. Üstelik yakalanana kadar üç kadını daha öldürmüştü. Angela ile aynı şekilde öldürülen yeni cesetlerde vardı.
Acaba Geo bu hikâyede nasıl bir rol oynamıştı?
Geçmişin dehlizinde gömülen sırlar açığa çıkacak mıydı?
Takıntılı geçmiş, ölümcül şimdiyle iç içe geçerken kimleri yutacaktı?
Spoiler vermeden konuya en fazla bu kadar değinebilirim. Gerçekler her zaman göründüğü gibi değildir. Bu kitabı okumadan önce bu sözümü kesinlikle benimseyin. Okuduğunuz zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Kitap kesinlikle dizi/film tadındaydı. Hatta bana izlediğim bir diziyi (Orange is the new black) hatırlattı. Bahsettiğim dizide de benzer konular işlendiği için kitapta geçen olaylar karşısında şaşırmadım ya da gerilmedim. Hatta bazı teorilerim ve suç psikolojisi analizlerim okurken bana rehberlik etti. Ayrıca +18 olan bölümler vardı. Olay örgüsündeki bütünlüğü sağlamak adına kâfi miktarda olması gerektiğini düşünüyorum. Genel anlamda ele aldığımda iyi yazılmış bir gerilim romanı okuduğumu söyleyebilirim. Çünkü yaratılan gizem insanı içine çekiyordu. Özellikle kitabın son sayfalarını çok başarılı buldum.
İlk Aşk İlk GünahJennifer Hillier · Yabancı Yayınevi · 2020365 okunma
İlk başlarken Angela'nın kayıp olduğu vakanın artık cinayete dönüştüğü mahkeme bölümünü okuyoruz. Bu durumda en yakın arkadaşı Geo olaydan şüpheli durumdadır ve kanıtlarla birlikte artık şüpheliden suçlu durumuna düşer. Olay dan yıllar geçtiği için geo hayatına bir şekilde devam ettiğinden dolayı savcı daha çok üstüne gider. Bunun için de hapise girer. Tabi bu durumda lise arkadaşı Kaiser katil olduğuna inanmak istemese de güçlü kanıtlar olduğu için suçlu olduğuna inanır ama bakalım ilerleyen bölümlerde neler olacak.
Kitap üçüncü kişinin ağızından yazılmış, bu tür kitapları pek sevemiyorum ben nedense. Ama olaya kendini kaptırıp okuyunca sanki mahkeme salonunda ki biriymiş gibi hissediyorsunuz.
Bir de sonunda yani ne oldu diğer adamla mi birlikte, iyi de onunda başkasıyla ilişkisi vardı nasıl oldu ayrıldılar. Nasıl birlikte olmaya karar verdiler. Diğer şeyse Spoiler olacak ama
Sonunda katilin ve şerefsizin öldüğü kısımdan sonra polislere nasıl açıklama yapıldı merak ettim sanki sonu üstün körü yazılmış gibiydi benim için.
Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar.
İlk Aşk İlk GünahJennifer Hillier · Yabancı Yayınevi · 2020365 okunma
Vay vay vay kitap su gibi heyecanla, kaygıyla, merakla ve tiksintiyle aktı da aktı. Bu sıfatların hepsinin aynı cümlede kullanılması tuhaf gelsede kitapla ilgili en acı gerçek bu. Çok beğendim ama bu beğenim kesinlikle kitabın pembiş hayallerinden veya güzelliklerinden kaynaklanmıyor aksine herşey siyah, kara ve kapkaraydı .....
Kitabın sonunudaki süprizi tahmin etmiş olsamda (neticede Grange in dolmabaçlı yollarından gelmiş geçmiş bir insanım) yinede merakla bekleyip okudum. Keşke yazar sonunu biraz daha uzatsaydı da azıcık ağzımızın tadı yerine gelseydi. Bu kitabı sonuna kadar sabırla okuyabilen herkes o tatlı olabilecek iki satırı alnının akı gibi hakediyordu bence.
Velhasıl #ilikeit....
Bu nasil bir romandi boyle ya kitabi elimden birakamadim resmen. Müthişti, sürükleyici, şaşırtıcı, kendimi film izler gibi buldum. Her bir sayfasi akıyor gidiyor. Siddetle tavsiye ediyorum. 9/10
İlk Aşk İlk GünahJennifer Hillier · Yabancı Yayınevi · 2020365 okunma
Vay vay vay kitap su gibi heyecanla, kaygıyla, merakla ve tiksintiyle aktı da aktı. Bu sıfatların hepsinin aynı cümlede kullanılması tuhaf gelsede kitapla ilgili en acı gerçek bu. Çok beğendim ama bu beğenim kesinlikle kitabın pembiş hayallerinden veya güzelliklerinden kaynaklanmıyor aksine herşey siyah, kara ve kapkaraydı .....
Kitabın sonunudaki süprizi tahmin etmiş olsamda (neticede Grange in dolmabaçlı yollarından gelmiş geçmiş bir insanım) yinede merakla bekleyip okudum. Keşke yazar sonunu biraz daha uzatsaydı da azıcık ağzımızın tadı yerine gelseydi. Bu kitabı sonuna kadar sabırla okuyabilen herkes o tatlı olabilecek iki satırı alnının akı gibi hakediyordu bence.
Velhasıl #ilikeit....