Merdümgiriz

Madem yazma imkanım var, neden yazmayayım? diye sorduktan sonra kendimle sohbeti sürdürdüm. Ama ne yazacağım? Çıplak ve soğuk dört taş duvar arasında, ayaklarım özgür olmadıktan, gözlerim ufku görmedikten sonra, bütün günümü kapımın gözetleme deliğinden karşıdaki kasvetli duvara düşen beyaz lekenin yavaşca ilerleyişini gayriihtiyari seyretmekle geçirirken ve az önce anlattığım gibi cinayet suçu ve ölüm cezasından başka hiçbir şeyi düşünmezken, bu dünyada artık yapacak hiçbir şeyi olmayan biri olarak söyleyecek son sözüm var mı? Bu boş ve pörsümüş beynimde yazmaya değer bir şeyler bulabilecek miyim? Neden olmasın?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdur.
Bunca zarif duyumun ortasında kasvetli bir düşünce nasıl belirebildi? Havanın ve güneşin coşkusuyla özgürlükten başka bir şey düşünmek bana imkansız göründü; umut etrafımdaki gün ışığı gibi içimi kapladı ve kendime güvenerek özgürlüğü ve hayatı ümit eder gibi hakkımda verilecek kararı bekledim.
"Ben ölüyorum. Sen bu satırları okuduğunda ruhum yakınında olacak ve sana gülümseyecek."
O gece gökyüzü yıldızsız ve zifiri karanlıktı ama hiç kuşku yok ki, devasa meleklerden biri karanlığın içinde kanatlarını açmış o ruhu bekliyordu.