Hırs, şan, şöhret hiç umrumda değil. Nefret etmektende acizdim üstelik. Ancak yine de indimde tensel aşk, bir sürü rakibe karşı zafer duygusunu tatmak demekti. Ne kadar söylesem de eksik kalır, her şey bir yana, huzura ermekti.
Onu sanki oracığa bırakılmış uzun saplı bir çiçeğe benzetirdim ve öyleydi de gerçekten. O uyuyunca adeta bir bitkiye dönüştüğünden, ancak onun yokluğunda ele geçire bildiğim hayal gücüne böylesi zamanlarda onun yanında da kavuşurdum. Dolayısıyla uykusu Aşk olasılığını bir ölçüde gerçek kılardı; tek başımayken onu düşüne bilir ama eksikliğini çekerdim, sahip olamazdım ona.