Anlatamıyorum..
Ne kadar yazsam olmuyor.
Bu düzeni bozuk aşka iki satır yazayım diyorum;
Beceremiyorum.
Zulamda üç kırık cigara ,yaksam yanıyorum yakmasam ölüyorum.
Yutkunamıyorum, boğazım düğüm düğüm..
Sevmek neydi ha söyle?
Senin gibi çekip gitmek mi, yoksa benim gibi arsızca sevmek mi ?
Kokuşmuş küflü ranzamın paslı demirinden soğuk zemine damlayan gözyaşlarımı görebiliyor musun ?
Dokunabiliyor musun soğuk bedenime, uzata biliyor musun o ihanetle sarmaş dolaş olan ellerini ?
Yooo küfretmiyorum..
Gerekirse gelmişini geçmişini silebilirim benliğimden ; atabilirim seni kendimden
Lâkin olmuyor..
Dayanamıyorum..
Ne kadar kaçarsam kaçayım, yine o İhanetle parlayan gözlerine takılı kalıyorum.
Bizimki de fakir umudu işte..
Hep bir umutla bekliyoruz..
Artık bu filmin sonu gelsin.
Bitsin bu roman !
Dinsin bu acı..
Ama yine yapamıyorum..
Her gece uyumadan önce o resmine bakmaktan kendimi alıkoyamıyorum
Uyuyamıyorum bu matem gecelerde..
Evet sevgilim ,
matem geceler..
Tarzı , verdiği tavsiyeler, kurulan cümleler o kadar farklıydı ki, halâ etkisindeyim. Toplum size şunu söyler, akrabalar, arkadaşlar , bulunduğumuz yüzyıl, kitaplar böyle der ama aslında böyle değildir diye başlayıp, şimdiye kadar ki toplum baskısıyla öğrenme mecburiyetinde bulunduğunuz yanlışların doğrularını açık bir dille anlatmış . Harikaydı