1918 mayısında Osmanlı İmparatorluğu son savaşlarından birini yaşarken Atatürk 'ün gazeteci Ruşen Eşref'e verdiği fotoğrafın üzerinde şöyle bir yazı vardı: Her şeye rağmen muhakkak bir nura doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet milletimiz ve gençlerimizdir. (Bu anekdot Atatürk öldükten sonra yayınlanmıştır)
Mazhar Müfit Kansu'nun yıllar sonra anlattığı anıya göre 8 temmuzu 9 temmuz(1919)'a bağlayan gece Erzurum da Kazım Karabekir'in sivil halde askerlikten ayrılmış olan Mustafa Kemal'e emrinizdeyim paşam demesi o odada bulunan bizleri rahatlatmış ve Türk kurtuluş savaşının dönüm noktası olmuştur.
Andrew mango' ya göre Atatürk 'ün halkçılık ilkesinin kaynağı sofya da ateşemiliter olarak görev aldığı yıllar da Bulgar sokaklarında gördüğü Rus (narodnikleri) halkçıları diye gezen milliyetçi öğretmenlerdir. Çünkü bu öğretmenler halkçı zihniyetle Bulgar toplumun oluşmasına katkı sunmuştur.
Mustafa Kemal 1923 yılında İngiliz gazeteci Grace Ellison'a şöyle diyecekti, "Ben Napolyon'u hiç sevmiyorum. Çünkü Napolyon her şeye kendi şahsını sokardı. Mücadelesi kendi şahsı içindi. İşte bu cihetle bu gibi adamlar(Enver Paşa) felakete ugradı".