Başkalarının bakımını üstlenmek otoritenin bir lütfudur ve otorite bu lütfu, kendi çıkarlarına hizmet ettiği sürece devam ettirir. Diğerleri başkasının bakımını üstlenme iddiasında değillerdir.
Basit biçimiyle özerklik beceri sahibi olmaktır. Karmaşık biçimiyle ise bürokrasinin üst kademelerinde çalışanların bildiği özerkliktir. Örneğin; bir yönetici yalnızca belirli bir görevi iyi yaptığı zaman değil, her biri kendi uzmanlık alanlarında beceri sahibi olan çok sayıda insanın çalışmasını koordine edebildiği zaman yükselmektedir. Yönetici diğer insanlarla iyi geçinmek, astlarının taleplerine cevap vermek, onu kendine hakim yapacak davranışlara sahip olmalıdır. Bu özellikler aslında herkeste aranmalıdır. Başkalarının size olan ihtiyacı, sizin onlara olan ihtiyacından daha fazla ise egemenlik kurabilir ve siz otorite olabilirsiniz. Şayet karşımızda bize karşı kayıtsız biri varsa onun bize önem vermesini isteriz. Onun bize karşı soğuk davranmasından ve kayıtsız kalmasından korktuğumuz zaman ona bağımlı duruma düşeriz. Sevilenin karşısındakiyle arasına mesafe koyması onu erişilmez bir ideal yapmaktadır.