"Evet, Âdem ile Havva şehvet olmadan seks yapabilirlerdi, ama bunun yerine şehvetle yapmayı tercih ettikleri için Augustinus onları ayıplıyor. Bir marangozun eylemlerini şehvet olmadan gerçekleştirebildiği gibi insanlar da cinsel ilişkiyi böyle yapabilirler. Ama yapmamayı tercih ediyorlar. Dikkatinizi çekerim, insanların seçebilme yetenekleri oldukça sınırlıdır: çünkü Augustinus'un Bozulma ve Lütuf Üzerine'sinde açıkladığı gibi, insanlar yalnızca "günah işleme" bağlamında özgürdür. Tanrı iyidir, ama hepimiz kötülükle doğduğumuz için, (Augustinus'un kendisi gibi) iyi eyleyebilen bir kişi bile, sadece Tanrı sayesinde böyle eyleyebilir. Bunun dışındaki herkes massa damnata, lanetlenmiş kötülük yığınıdır. ..."
"...Karşıtlar değişim sayesinde belirleniyorlar: Birbirlerine dönüşüyorlar. Şu halde evrenin temel hakikati değişimdir. En yüce, yani 'Tanrısal' bakış açısı tüm karşıtlıkları birlikte görür: 'Gece ile gündüz, yaz ile kış, savaş ile barış, bereket ile kıtlık' hepsi aynıdır. Tanrısal bakış açısıyla, iyilik ve kötülük de aynıdır."
"...İlkin sayı yaratılmıştır. İnsanların bildiği evren , birbirlerinden ayırt edilebilir şeylerden, yani bu sayede sayılabilir şeylerden meydana gelir."