mltmcck'ın Kapak Resmi

Neyzen Tevfik
Mazhar Osman, Neyzen Tevfik’e içki içmeyi yasaklamış. İçmeye devam ettiği takdirde hayati tehlike doğacağını söylemiş. İleri derecedeki samimiyetlerine dayanarak içki içmeyeceğine dair bir de and içirmiş Neyzen’e. Aradan zaman geçmiş, Mazhar Osman, Neyzen Tevfik’e bir yerde içki içerken rastlamış, hemen hatırlatmış: “Hani sen içki içmemek üzere and içmiştin?” Neyzen şöyle cevap vermiş: “Üstat, biz fakir adamız.. Bulunca içki içeriz, bulmayınca and içeriz…”

Neyzen Tevfik
Bir gün Neyzen’e sorarlar: “Neyzen, çalarken mi neşelenirsin, yoksa neşeli olduğun zaman mı çalarsın?” Maliye Bakanı hakkında yolsuzluk dedikodularının dolaştığı bir dönemdir. Neyzen: “Maliye Vekili değilim ki, çalarken zevk alayım” der.

Sabahattin Ali
“Milletin Postunu Paylaşıyorlar” adlı yazı
Merhumpaşa, (3), 25 Ekim 1947

Ey benim bahtı kara milletim! Sekiz yüz yıldan beri seni, ya sana yabancı olanlar, yahut da arandan çıktıkları halde sana yabancılaşmış bulunanlar sömürdü.

Bahtını ellerine teslim ettiklerinin menfaatleri sana yabancı, zevkleri sana yabancı, sanatları sana yabancı, dilleri sana yabancıydı. Seni çoluğundan çocuğundan, çiftinden çubuğundan ayırıp cepheden cepheye sürerken, yürekleri elbette ki sızlamadı. Çünkü, onlar kendi şan ve şereflerini, kendi keselerinin dolmasını düşünüyorlardı. Sen sıcağın, kurağın, eşkıyanın elinde kırılırken, onlar saraylar, köşkler yaptırmak, buzlu rakılar içip çırçıplak karılarla sazlı sözlü ahenkler etmek sevdasında idiler. Bu hep böyle sürdü. Sana bazan “kulumuzsun”, bazan “efendimizsin” demelerine rağmen, hiçbir şey değişmedi, değişemez de. Sen kendi bahtını kendi eline almadıkça, sen sana yabancılaşmış olanların hâlâ senin adına konuşmalarına göz yumdukça, hiçbir şey değişmez. Bak, derdine derman olacaklarını umup peşlerine takıldıkların, dün seni ezenlerle bugün canciğer oluverdiler, yan yana gezip tozuyor, bir sofrada kadeh tokuşturuyor, aynı odada kadınların kucaklarında yatıyorlar.

Başka türlüsünü mü bekliyordun? Dünkü kurtların, bugün kuzu oluvereceklerini mi sanmıştın? Boş hülyalara kapılma, onlar “büyük lokmayı kim yutacak?” diye ikide bir kendi aralarında kapışsalar bile, eninde sonunda sana karşı birleşirler. Aman, dikkat et! Galiba, yine senin postunu paylaşıyorlar.

mltmcck, bir alıntı ekledi.
5 saat önce

"Görülmedik bir nefret salgını, memleketi kasıp kavurmuş ya da yüreklerimiz bir sevda kuraklığında çöl olmuş gibi."

Aşka Veda, Can Dündar (Sayfa 203 - CAN YAYINEVİ)Aşka Veda, Can Dündar (Sayfa 203 - CAN YAYINEVİ)
mltmcck, bir alıntı ekledi.
5 saat önce

“Birçok insan çok geç ölürken, bazıları çok erken ölür. Bir söz vardı: “Zamanında öl.” diye. Bu daha yabancı geliyor herkese. Zerdüşt “Zamanında öl” der ve bunu önerir. Hiçbir zaman, zamanında yaşayamayan, zamanında nasıl ölsün? Keşke hiç doğmasaydı gereksiz kişiler…”

Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Panama Yayıncılık)Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche (Panama Yayıncılık)
mltmcck, bir alıntı ekledi.
5 saat önce

Kelebek
Son isteğin nedir?
Sorusu,
Çok, çok kolaydır,
ilk isteğin nedir?
Sorusundan.

Çünkü,
O soruyu
Kimse kimseye soramadı,
Korkusundan.

Özdemir Asaf'ça, Özdemir AsafÖzdemir Asaf'ça, Özdemir Asaf

 Colm Toibin
“Başarısızlık hiç kimsenin kaderi değildir. Bazen küllerinden doğanlar, dünyayı değiştirirler.”

Leo Buscaglia
"Sevgi her zaman kolların açık duruşudur, sevgi için kollarınızı kaparsanız, kendiniz dışında tutacak hiçbir şey kalmadığını görürsünüz."

mltmcck, bir alıntı ekledi.
18 Eyl 01:25

"Neden birini çok sevmek, aynı zamanda o insanı derinden yaralamakla aynı olsun ki? Yani eğer öyleyse, birini çok sevmenin ne anlamı var ki?"

Sahilde Kafka, Haruki MurakamiSahilde Kafka, Haruki Murakami

Paul Auster
"Aramayacaksın kimseyi, olması gerekenler zaten yanında. Ve yanında olmayıp gidenler; ne aklında olmalı ne umrunda."