Hem ressam hem de şair olan Bedri Rahmi Eyüboğlu, dünyaca ünlü sanatçılarımızdandır. Daha çok "Karadut" şiiriyle tanınsa da, çoğu şiiri hiçte "Karadut"u aratmıyor doğrusu. Sıra dışı bir insan. Şimdi, "şairler zaten sıra dışı insanlardır" diyeceksiniz. Yok yok, Bedri Rahmi biraz daha sıra dışı bir insan.
Kitap 8 bölümden oluşuyor. Her biri ayrı ayrı güzel şiirler. Aşk, tabiat, sitem, hüzün, mizah... Neyi ararsanız onun şiiri var. Çok sevdim. Kitabın son 46 sayfası şairin İngilizceye, Fransızcaya ve Almancaya çevrilmiş şiirlerinden oluşuyor. Kitapta şairin (aynı zamanda ressamın) çeşitli resimleri ve eski kitap kapakları da yer almakta.
Gelelim Karadut şiirinin hikayesine...
Şair evliyken, Mari Gerekmezyan isimli bir kadına aşık olur. Mari Hanım , Ermeni kökenli bir heykeltıraştır. Şair, Karadut şiirini onun için yazmıştır. Ve onunlada yetinmemiş, onun için bir çok resimde yapmıştır. Mari Hanım'da onun bronzdan bir büstünü yapmıştır. 484 sayfa.
Dol Karabakır DolBedri Rahmi Eyüboğlu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2010917 okunma
BEN SENİN HAYRANINAM
Işık gibi südün,
İnsan gibi dölün,
İsa gibi kulun,
Kur’an gibi dilin var.
Ben senin hayranınam.
Bahçelerin var nur içinde
Horoz sesi değmemiş göklerin var
Benim içimde; kat kat
Cennetinden bahar taşır
İki gözüm iki sepet.
Ben senin hayranınam!
Bu can azat!
Beni cennet kapısında gözet
Senden bana kalan dünya
Benden sana kalan ahret.
Ben senin hayranınam!
BİZ DE ÇOCUKTUK
Biz de çocuktuk Allahım
Yüzümüz gözümüz çamur içinde
İştihalarımız murdar değildi.
Biz de çocuktuk Allahım
Ömrümüz ne felâket, ne saadetti
Arzularımız çerden çöpten
Dilimiz hazdan
Dinimiz oyundan
Dünyamız acıkmadan ibaretti.
Biz de çocuktuk Allahım
Ekmek elden gelirdi su gölden
Günlerimiz uzun evlerimiz büyüktü
Ve yağmur çift çubuk için değil
Sadece bizim için yağardı.