Allah senden, benden "ahad" sözünü duymak istiyor. Dün bu söz Mekke'de Ebu Cehil'e, Ebú Leheb'e, As b.Vail'e, Umeyye b. Halef'e karşı söylenirdi; bugün bu söz televizyona karşı söylenecek internete karşı söylenecek, tüccarsın faize karşı söylenecek, dava adamısın sana vaadedilen ucuz şeylere karşı söylenecek, tesettürüne uzanan ele karşı söylenecek; adı Ahmet, Mehmet, Mustafa olan; ama zihniyeti Ebû Cehil zihniyetine uygun olan zalimlere karşı söylenecek de söylenecek! Allah, ahad haykırışını duymak istiyor; bunu gereğince söylersen ancak imtihanın hakkını ödemiş olursun.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tanrı'nın kendisine "şahdarmarından daha yakın" olduğu bilinci içindedir sürekli olarak Diriliş insanı.
...
Mâlik olur, ama kendi adına değil. Hükmeder,
kendi adına değil. Yıkar, kendi adına değil. Değiştirir, kendi adına değil; aslına irca eder, kendi adına değil.
Bu sebeple, O, ebedi ve ezeli ülküsüne kendini
adama arılığını kazanmak göreviyle yüklüdür. Somut bir öte âlem telakkisi, onu, fizik dünyada bile, öteki âlemdeymişçesine bir davranış, inanış ve düşünüşü yaşama yükümlülüğü içinde tutar. Tanrı'nın halifesidir o. Bu anlamda ülkücü, bu anlamda dünyaya tasarruf edicidir.