-Neden sen böylesin!?
-Ben, ben nasılım? Ben ne biçimdeyim... Bunu sana nasıl anlatırım bilmiyorum. Ama en basit şekilde, yani basit olabilirse, işte gülmeme bakma ben yıllardır ağlayan biriyim. Ben hiç gülmediğim için ağlanacak haline gülecek biriyim. Güldüğü takdirde yanan biriyim ben! Ama bu biçimde olmam bir zorunluluk meselesi açıkçası. Yani sana bir hikaye anlatıyım istersen.
-İsterim
-Aslında bu hikayede herkesin yanlış bildiği şeyler var. Çaresizlik! Çok kötü durumda olan yalnız bir adamın hikayesinde yalnız adama hep çare bir kişi oluyor. Soğuk odasında tek başına uyurken kapıdan içeri dalıp korkma geçti diyen birisi... Ama hikayede de denildiği gibi yalnız adam hep yalnız kalmalı çünkü o bir yalnız adam. Hikayeyi hikaye yapanı çıkarmak sizce akıl işi mi?
-Peki ya yalnız adam...
-Yanmak için kesilen ağaca veya yenmek için kesilen kurbana acınır mı?
-...