Muhammed mert

İnsanları, kadın ve erkek, hep birlikte medeniyet yolunda feragat ve fedakârlığa hazırlayan mucizevî kuvvet ancak "din"dir. İpini koparıp kendi başına buyruk olmak isteyen bu canavarı adam eden ve bu yola sokan "din" gerçeğidir. Din de Allah'ın, peygamberleri vasıtasıyla göndermiş bulunduğu mutlak hakikatler manzumesidir. Peygamberler, fıtrat/yaratılış kanunlarını ve onların menbalarını en iyi ve doğru ölçülerle anlayan gerçek şahsiyetlerdir. Din, hem erkeğe, hem de kadı-na sınırları bildirmek için gelmiştir. Onları meşru şekilde birleştiren bağ olarak "nikâh" müessesesinin lüzumunu emretmiştir. Bundan başka, cinsî faaliyetlerin sınırlarını ve şartlarını, karşılıklı medenî münasebetleri ve yardımlaşma şuurunu talim buyurmuşlardır. İşte bu çalışmaların neticesi olarak dünyanın her yerinde, her milletin ve kavmin mensupları arasında, yeryüzünün en ücra köşelerinde bile, nikâh revaç bulmuş ve tatbik edilmiştir. Allah tarafından gönderilen resullerin vazettiği ahlâkî usullerle insanlar kendileri için manevî doğruluğun şartlarına kavuşmuş, bunun neticesinde de zahmete katlanmayı, külfete ve eziyetlere tahammül etmeyi öğrenmişlerdir. İş böyle olmasaydı, aslında anne-baba için en büyük düşman kendi öz çocukları olurdu. Böyle bir manevî kaynaktan beslenen hayat anlayışı üzerinde kurulan içtimaî nizamdır ki, ideal aile müessesesisinin temel şartlarını belirler. İşte "mazbut aile" budur.
Reklam

Muhammed mert

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
2025 16. kitabı
Ahmet Lütfi Kazancı
0/10 · 3 okunma
Kadınla erkek arasındaki münasebetler, hakikatte mede. niyetimizin temel meselesidir. Yani medeniyetin vasfını tayin eden ölçüt, bu meselelerin çözümünde tatbik edilen metoda bağlıdır. Ölçülerinin doğruluk veya yanlışlığı, iyi veya kötü tarafları, sahip olduğu değerlerin sağlam veya sakat oluşları hep bu meseleyle ilgilidir. Yani bütün bölümleriyle, dallarıyla, medeniyetin her hususu buna bağlıdır. Beşeriyetin her iki zümresi arasında meydana gelen ilişkiler, cinsî münasebetler, sadece hayvanî yahut başka bir tabirle sadece cinsî ve şehevî değildir. Burada müşahede edilen maksat, yalnız neslin devamını kapsamaz. Fakat hepsini kapsayan bir genişliğin yanında, ayrıca şu hususları da gaye olarak içine alır: Kadın ve erkek müşterek maksat için, kabiliyet ve imkân olacaklardır. Cinsî alâka, sevgi/muhabbet, bahsi geçen yardımlaşma şuurunu gerçekleştirmek için bir vasıta olarak verilmiştir. Demek oluyor ki, iki cins arasında zaten fitraten mevcut bulunan alâka ve muhabbet, burada, gerçek taraflarıyla "yardımcı" bir rol oynamaktadır. Hayvanî ve insanî unsurlar medeniyetin ilerlemesi yolunda mesai sarfeder, bu iş için hizmette bulunurlar. Hatta işlerini güçlerini bu gayenin tahakkukuna tahsis ederek yürütürler. Bu daire içine girecek evsaftaki fertlerin adedini çoğaltmaya bakarlar. Bu yolda hizmet ederler. Medeniyetin müspet veya menfi vasıflı olması, işte bu iki unsurun birbirleriyle mütenasip ve dengeli olmasına bağlıdır

Muhammed mert

, bir kitap okudu
10/10
·464 syf.·
2025 11. kitabı
Ebu'l A'lâ el-Mevdudi
8.8/10 · 402 okunma
Reklam