Muhammed mert

"Cevap ver. Firavun dahi nasihati hakediyorken benim böyle bir hakkim yok muydu?"
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çünkü köpeklerin emanete sahip çıkma ve sadakat konusunda bir çok insanı geride bıraktığını çok iyi biliyordu.

Muhammed mert

, bir kitap okudu
8/10
·156 syf.·
2024 10. kitabı
Mehmed Alagaş
8.5/10 · 421 okunma
Çağımızdaki beşeri hukukun neticelerine gelince, sadece bir gözümüzü açarak etrafımıza ve dünyaya bakmamız yeterli olacaktır. Zaten bu konuda karşılaşılan gerçeği, resmi makamlar da gizlemeye gerek duymadan ifade edebilmektedirler. Mesela İslam'a ve İslami hükümlere düşman olan İngiltere yönetimi, kendi ideolojisine göre bir hukuk sistemi ortaya koymuş ve bu hukuk sistemiyle suç oranlarının azalacağını ileri sürmüştür. Ne var ki İngiltere'nin 1982 yılına ilişkin yaptığı resmi beyanda; bir yıl içinde sadece dosyalara geçen suç olayının bir milyon dokuz yüz bin olduğu bildirilmekte ve bu suçların bir milyondan fazlasını hırsızlık teşkil etmektedir. Silahlı hırsızlık olayındaise aynı yıl içinde 400'e yakın İngiliz vatandaşı öldürülmüştür. İslami hükümlerin pratik neticesiyle, beşeri hukukun pratik neticesine ait bu iki kısa örneği verdikten sonra, meseleye sadece merhametle yaklaşan günümüz insanına şunları sormak istiyoruz., Üçyüz yılda birkaç elin kesilmesine mi acıyalım, yoksa bir yılda üçyüzden fazla olan ölümlere mi? Cüzdanı için boğazı kesilen adamcağız, bilezikleri için kolu koparılan kadıncağız, merhamete daha layık değil mi? Hem bu durumları önleyici ve hem de mer- hamete dayalı bir tercih yapmamız gerekirse, ter- cihimiz hangi yönde olmalıdır? Hiçbir suçları olmayan bu masum insanlara mı merhamet etmemiz gerekir, yoksa ahlaki, sosyal ve ekonomik önlemlere rağmen yine de başkasının hakkına uzandığı için kesilen ele mi? Bir insanın yaşatılması için gerekirse vücudu- nun yarısını kesmek tıbben doğru bir yaklaşım oluyor da, hırsızlığa ve hırsızlık yönelişine kurban giden yüzlerce insanı yaşatmak için birkaç el kesilmesi yanlış mı oluyor? Tıpta doğru olan bu yaklaşım, sosyal hukukta yanlış mı?
"Efendim bu gerici şeriatçılar, şeriat kanunları gelsin istiyorlar. Şeriat kanunu ne demektir? Şeriat kanunu demek, hırsızların elini kesmek, zina yapanı bekar ise dövmek, evli ise öldürmek demektir!. Yirmibirinci yüzyıla girerken böyle bir gerici uygulamayı kim ister?.." Dinleyenlerden alkış tufanı ve sözlü katılımlar., "İstemeyiz" "İstemeyiz tabi!.." Hırsızın elinin kesilmesine, zina yapan zaninin cezalandırılmasına şiddetle karşı çıkan bu insanlara şaşkınlıkla bakıyorsunuz. "Acaba bütün hırsızlar, bütün deyyuslar, bütün pezevenkler bu salonda mı toplandı!" diye bir düşünce geçiyor kalbinizden!. Şaşırıyorsunuz!.. Ne yapacağınızı ve ne düşüneceğinizi bilemiyorsunuz!. Hırsızın elinin kesilmesini istemeyen bu insanlar, birer hırsız mı, yoksa hırsızdan yana mı? Zina yapanın cezalanmasını istemeyen bu insanlar, ailesinin zina yapmasını isteyen birer deyyus mu, yoksa başkasının namusunda gözü olan birer zani mi, yoksa zinayı geçim vasıtası kabul eden birer pezevenk mi? Tabi ki bunlardan hiçbiri değil.. O halde neden, aslını, maslahatını, hikmetini, geçmişte nasıl tatbik edildiğini, zamanımızda kimlere ve nasıl tatbik edileceğini dahi bilmedikleri bü hükümlerden neden rahatsız oluyorlar? Bu soruyu halk kitlelerine sorduğumuz zaman sadece ve sadece bazı merhamet duygulanyla cevap vereceklerdir. Söz konusu hükümlerden başka bir rahatsızlıkları yoktur halk kitlelerinin. Ancak onlara bu yersiz ve mesnetsiz merhamet duygularını veren, onların duygularını kullanan müstekbirler, söz konusu hükümlerden gerçekten rahatsız olanlardır. Bu rahatsızlıklarının kaynağı ise, başkalarına merhametten de değildir. Çünkü hırsızdan ve hırsızlıktan yana olanlar, fuhuştan ve fuhşiyattan yana olanlar, onların ta kendileridir. İslam'ın hükümlerinden duydukları rahatsızlığı, değişik