"Taçlar sadece kanıtlamak isteyenler içindir, senin buna ihtiyacın yok, sen doğuştan bir kraliçesin. Senin tacın benim ve benim tacım kesinlikle sensin."
“Ben isterdim..." Okdemir yamuk bir şekilde gülümsedi. "Oraya çıkabilmek islerdim."
"Zaten hepimiz bunu İstemedik mi?" diye mırıldandı Sonay.
"Gökyüzünü."
"Bazılarımız gökyüzünü değil, gökyüzü olabilmeyi." Kelimeler ağzımdan çıktıktan sonra kendi kendime kaşlarımı çattım.
"Bütün mesele de buydu," dedi Arın. "Hepimiz gökyüzü olmak istedik."
Böyle, diye düşündüm. Hayatın gerçekliği bu. Hikâyesini anlatmasına izin verdiğinizde herkesle ortak bir yara keşfedersiniz ve bazen kabuk bağlamış hatta iyileşmiş yaranızın kaşınmasına neden olur ama bu bir hatırlatıcıdır Yarayı ve canını nasıl yaktığını unutma, canı yananıb yarasını kaşıma. Kimsede canını acıtacak bir yara açma.
Bir an geliyor hiçbir şeye ve hiç kimseye sahip değilsin sanıyor sun. Bir an geliyor her şeyi kaybettin ve geri kazanamayacaksın sanıyorsun. Bir an geliyor tünelin sonunda hiç ışık görünmüyor.
Buradan dönüş yok artık sadece daha kötü olacak ve yuvarlanarak bu kötü his büyüyecek sanıyorsun. Sonra dünya dönüyor sadece.
Bir an daha geliyor ve aklının almayacağı şeylere sahip oluyorsun.
Olmaz demlenin olduğunu görüyorsun.