Stephanie Garber

Stephanie Garber

8.0/10
16 Kişi
·
25
Okunma
·
0
Beğeni
·
158
Gösterim
Adı:
Stephanie Garber
Unvan:
Yazar
Onu sevmenin karanlığa âşık olmak gibi hissettireceğini düşündüğünü hatırladı. Ama şimdi, onu yıldızlı bir geceye benzetiyordu: kadim karanlığın değişmez, görkemli rehberleri olan takımyıldızlar daima oradaydı.
"İnsanlar karanlıkta yaptıkları kötü şeylerin hiçbirini kimsenin görmediğini sanıyor. Kalkıştıkları pis işleri ya da oyunun bir parçası olarak söyledikleri yalanları. Caraval gece gerçekleşiyor çünkü izlemeyi ve insanların hiçbir sonucu olmayacağını sandıklarında neler yaptıklarını görmeyi seviyorsun."
Korkusunun kendisini zayıflatmasından, ağlamaktan ve izlemekten başka hiçbir şey yapamayıncaya dek kemiklerindeki tüm etleri yiyip bitirmesinden bıkmıştı artık.
Ona başta âşık olmasına neden olan her şeyi hatırlıyordu. Sadece yakışıklı suratı ya da kızın midesini sarsan gülümsemesi değildi sebep. Kızı pes etmemeye zorlama şekli, yaptığı fedakârlıklardı. Belki onu istediği kadar yakından tanımıyordu ama ona hâlâ âşık olduğuna kesinlikle emindi.
Umut çok güçlüdür. Kimileri onun farklı türden bir sihir olduğunu söyler. Tarifi de bırakması da zordur. Ama fazlası da gerekmez.
Kitap "Gerçek mi yoksa hayal mi?" temalıydı ve aslında iyi işlenmişti. Kitabı bitirdim ve hala bazı şeyler hayal miydi gerçek miydi anlayamadım. Bu beni rahatsız ediyor. Okurken kafam karışsın ama bitince her şey yerine otursun isterim. Ama bu kitabı düşününce eksiklik hissediyorum. Bir serinin ilk kitabıymış belki devamında tamamlanır bu eksikiklik. Ama bana devam etme isteği vermedi.
Konusu; Scarlett ve kız kardeşi Tella, zalim babalarıyla birlikte bir adada yaşıyorlar. Scarlett'ın tek umudu kim oldugunu bile bilmediği nişanlısının onları babasının zulmünden kurtaracak olması.
Caraval Scarlett'ın dünyasında ün salmış bir oyun. Küçükken büyükannesinden dinlediği masallar yüzünden Scarlett hep Caraval'a girebilmeyi düşlüyor. Yıllar boyu Caraval ustası Legend'a mektuplar yazarak oyuna davet almak istiyor ve yıllar sonra sonunda davetiyeyi alıyor. Babalarının gitmelerine izin vermeyeceğini bildiği için ve nişanını riske atamayacagı için gitmekte tereddüdü olsada Scarlett kendini bir şekilde Caraval'da buluyor. Ve adaya geldiğinde kız kardeşinin kaçırıldığını öğreniyor. Bu yıl Caraval oyununun amacı Scarlett'ın kız kardeşinin bulunması. Olaylar böyle başlıyor. Hangisi gerçek, hangisi yalan, hangisi sihir? Scarlett'la birlikte keşfe çıkıyoruz.
Kitapta hiç dünya oluşturma yoktu. Bir anda olaylara daldık ve bu beni rahatsız etti.
Yazım dilinde bazı cümleler vardı;
"Scarlett uyandığında dünya yalan ve kül tadındaydı."
"Gece yarısı ve rüzgar tadındaydı."
Bu tarz cümleler bana bazen saçma gelsede bazen hoşuma gitti.
Kitabın ilginç bir akıcılığı da vardı. Kitabı elime aldıgımda ne ara 100 sayfa okuduğumu farketmedim. Ama kitap o kadar sıktı ki ara ara elime almak istemedim.
Eğer konusu sizde merak uyandırıyorsa mutlaka okuyun. Okumadan sevip sevmeyeceğinizden emin olamayacagınız türden bir kitap oldugunu düşünüyorum.
Yazarın ilk kitabı ve ilk serisi. İlk kitaba göre hikaye orijinal. Farklı tatlar arayanlar için ideal. Genç-yetişkin türünde olduğu için içerisinde aşkta var. Macera da. Fakat tutku yok. Hikaye orijinal dedim ama işleniş tarzı karakterlerin yoğunluğu zayıf. Ne tam olarak aşk hissediliyor ne de macera. Dedim ya kitap okunuyor hatta ikinci kitap çıktığında almayı düşünüyorum fakat hikaye sanki vermek istediği duyguyu vermiyor. Yine de hikayeyi sevdiğim için devam etmek istiyorum. Yaz kitaplarınıza ekleyebilirsiniz.
Beni okuyamama dönemimden çıkardığı için bu kitabı bağrıma basıp "Seviyorum itirazı olan var mı? Varsa lütfen sussun." demek istiyorum. Çünkü hiçbir kitabın başaramadığını o başardı. Legend kim, neden herkes Scarlett'la bu kadar uğraşıyor, nasıl ikinci kitap var, bu nasıl son demekten kitap bir çırpıda bitti. Anlatımını ve kurgusunu çok beğendim. Yazarın oluşturduğu Caraval gerçekten çok güzeldi. Olayları birbirine bağlayışı da beni şaşırttı. Tek sıkıntım da Scarlett'ın kız kardeşi Tella. Ablası kızı düşünürken kızın bu kadar umursamaz olması bana cinnet geçirtti.

Kitaba olan sevgimi nasıl dile getirsem bilmiyorum. Siz okuyunca "Aman bu muydu o kadar övdüğü kitap" diyebilirsiniz ama ben gerçekten kitabı çok beğendim. Bu kadar sevmemin nedeni gece karanlıkta okumam da olabilir tabi.

Hızlı bitecek bir kitap arıyorsanız, kendi okuduğunu türlerden sıkıldıysanız bu kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum.

İkinci kitabı da merakla bekliyorum. Şu an sonunu hatırladığım için meraklı ama yaşlı gözlerle uzaklaşıyorum.
Güzel bir kitabın yorumu ile geldim. Öyle güzeldi ki okuduğum kitap, kendimi hala o dünya da gibi hissediyorum ve yazarken nasıl anlatsam diye düşünüyorum Caraval kitabının konusu; Scarlett ve Donatella adında olan iki kız kardeşin, küçüklüklerinden beri büyükannelerinin onlara, Caraval hikayelerini anlatması ve iki genç kızın da, o büyülü dünyaya hayranlık beslemesini ele alıyor. O sihirli adanın büyüsüne öyle kapılıyorlar ki, merhametli ve kardeşini daha çok seven Scarlett kardeşinin yaş gününde, Caraval'ın başı olan Legend'a mektup gönderiyor bulundukları adaya gelmesi için, böylece kardeşini mutlu edebileceğini düşünüyor. Gel git zaman bu mektuplaşma tek taraflı olsa da, Scarlett mektup göndermeyi ihmal etmiyor ta ki ona gönderdiği son mektuba kadar. Son mektubunda Legend'a yaklaşan düğününü ve ona daha yazamayacağını haber ediyor. Bu mektuptan sonra Legend ona, kendi adlarının yazılı olduğu iki özel mektup gönderiyor artı bir mektup daha, isimsiz olan mektup da Scarlett'in nişanlısına ait. Kitabın içerisinde bir karakter daha var, adı Jullian. Onu tanıtmıyorum size, siz okuyun ve tanıyın Evet, kitabın konusu bu tam olarak
Tamamiyle sihirli bir dünyaya adım attım, sanki ben küldesiydim ve bu kitapta benim peri masalımdı. Fantastik sever olaral bu kitaba da bayıldım diyebilirim. Okurken bütün duyguları aynı anda yaşadım. Kızdım, şaşırdım, heyecanlandım ve mutlu oldum. Bence şans verilmesi gereken bir kitap. İkinci kitabı heyecanla bekliyorum
Öncelikle kitabın başlarında çok tedirgindim. Çünkü ilk cümledeki çeviri hatası yüzünden kitabın geri kalanında da büyük hatalar bekliyordum ama gözüme çarpan hiçbir şey olmadı. Yani bu yorumda uzun uzun çeviriden bahsetmeyeceğim.
Kitabın başlarında çok sıkıldığımı söylemem gerek. Daha önce de söylediğim gibi kitabı ben yazsam bu kadarını tahmin edemezdim. Bu yüzden kitabın içine girmek, Caraval'ı hissetmek benim için uzun ve yorucu oldu. Kitabın dünyasına girdiğimde ise kitabı tek solukta okudum. Sonlara doğru kitap dolambaçlı bir yola girmiş gibi bir sağa bir sola savruldu. Her sayfada bir önceki sayfadaki bilgilerin doğru olmadığını öğrendim. Ve bu süreçte sürekli gözüm bir sonraki sayfaya kaydı. Kitabı okurken sakin kalmak için kendimle savaştım diyebilirim sanırım.

Sanırsam Caraval'ı anlamamı zorlaştıran en önemli unsur haritanın basılmamış olmasıydı. Haritayı fark ettikten sonra kitabı anlamak benim için daha kolay oldu.
Julian, kitabın başından beri favori karakterimdi. Bütün olay karmaşası sırasında -özellikle kolyeyi verdikten sonra- öyle korktum ki. Neyseki en sonunda her şey doğru düzgün bir şekilde bağlandı. Kitabın sonuna kadar, - iyice belirtmem gerekirse "... aslında bunca zamandı bizim için uğraşıyormuş..." cümlesine kadar- Tella'nın ne kadar bencil, küstah, gaddar, sinir bozucu, gıcık bir kız olduğunu düşünmeden edemedim. Çünkü kıza ne zaman ısınsam sürekli bir şey oldu ve yine sinirim bozuldu. Neyseki sonunda; en başından beri bu gereksiz davranışlarının, aslında bütün davranışlarını haklı çıkaracak büyük planının bir parçası olduğunu öğrendik. Scarlet'ın da kitabın çoğunda -özellikle başında- aşırı derecede saf bir karakter olması hoşuma gitmedi. Kendisine söylenen her şeye -bir, iki şey hariç ama zaten asıl inanması gerekenler onlardı. Ayrıca istisnalar kaideyi bozmaz.- inandı. Bütün olaylar daha çabuk ve düzgün hallolabilirdi.
Kitabın sonundaki mektup olayları çok başka bir yere taşıdı. Tella yine boş durmadı anlayacağınız. İkinci kitap için heyecanlıyım ama bu sefer de kitabın ilk iki yüz sayfası boşa giderse oturur ağlarım vallahi!

Yazarın biyografisi

Adı:
Stephanie Garber
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 25 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 16 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.