Kayıp kelimeler sözlüğü, bir kadın okuyucu olarak beni kız kardeşlik duygusu ile dolduran, kadın olmanın zorluğunu hatırlatan, kadınların bir sözlük hazırlığı sürecinde dahi erkek egemen düzende nasıl görmezden gelindiğini bana gösteren sıcacık bir kitaptı.
Kitapta en sevdiğim şey, Esme ile bizim de büyümemiz, çocukluk, genç kızlık ve olgunluk aşamalarını tamamlamamiz, Esme ile birlikte uzulmemiz, çok uzulmemiz, yanlışlar yapmamız ama bu yanlışları kabullenmemiz ve Esme'nin bizim bir parçamız olmasıydı.
Sıradan bir kızın hayatını, kelimelerin kucağında okuduk. Esme'nin ve hayatındaki diğer kadınların yaşamlarına şahit olduk.
Kitap çok uzun olmayan bölümleriyle, çok orantılı zaman atlamalariyla, sıradan ama çok da sıradan olmayan o hikayesiyle çok güzeldi. Başlangıçta hikayeye dahil olmak biraz daha zordu ama ilk çeyreği geçince ve özellikle sonlara doğru gerçekten ışık hızı ile akıp gitti.
Yazarın kitabın sonundaki kitaba dair yazdıkları ve kitabın akışında arka planda yer alan tarihsel olayların sıralaması çok güzeldi.
Kitaba dair eleştirim ise, Esme'nin aslında çok sıradan bir kız olmasına rağmen üstün zekaliymis gibi lanse edilmesi oldu. Çünkü kitapta Esme'nin hiçbir olağanüstü eylemini görmüyoruz. Hep arka planda takılan ama çok farklı bakış açısı ve empati gücü olan bir karakter. Buna rağmen birçok yan karakter tarafından süper zeka olduğuna dair söylemler havada kalıyor zaten Esme de bu söylemleri kanıtlayacak hiçbir başarıya ulaşamıyor. Bunun dışında bence kalan kısmı ile çok çok güzel bir kitaptı. Bilhassa kız kardeşlerim olan tüm kadınlara gonulden tavsiye ederim.