"Efsun asıl şimdi anlıyordu. Tılsımın içindeki hüner mumda, sözde ya da sembolde değil kalpteydi. Başkalarının suretinde kendini keşfetmek. İşte gerçek tılsım bu. Annesinin sözleri çınladı kulaklarında; İyi bir tılsım için üç şey gerekir. Önce doğru niyet sonra bir ayna ve ateş. Şimdi anlıyordu ki doğru niyet başkaları için koşulsuzca dua edebilecek bir gönül sahibi olabilmekti. Ayna, başkalarının kaderinden kendi kaderini okuyabilme kabiliyetiydi. Ateş ise eylem yani kıyamet yani ayağa kalkmak ve bir kararı uygulamak."