...Oyalanmak için bütün gün evi temizliyordu. Her gün küçük askerler gibi dizilmiş bir sürü ufacık biblonun tozunu alıyordu. Evdeki her şey, parkeler, merdivenler, yer karoları, döşeme taşları, avizeler, bakır tencereler pırıl pırılparladı. Bütün hayatını neden yerleri, eşeyaları ovup temizleyerek, pırıl pırıl parlatarak geçiriyordu? Bir gün bu sorunun cevabını buldum. Evinde dolaşırken bir kaleydoskopun tam ortasında yansımalar ile çevrilmiş gibi oluyordu, böylece etrafındaki her şey, ona bakıyor ve eşilik ediyordu, ya onun önünden ya da onun hemen arakasından geliyor, kimi zamanda ona gülümsüyordu ve ona Mona Lisa'nınki gibi bir gülümsemeyle yanıt veriyordu.
Bu şekilde evinde tek başına olmuyordu.