e.

e.
@Momothenonbender
İnsan en tuhafıydı yaratılanların; doymak bilmez, hoşnut kalmaz, Tanrı'yla ya da kendiyle asla barışık olmayan, günlerini huzursuzluk ve boş gayretlerle geçiren, geceleri kasıtlı ve yanlış arzuların nafile düşleriyle dolu.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ayrıca ceplerimden çoğuna tıkıştırdığım tütünü de ara sıra adamların arasında paylaştırıyordum ki özellikle de bir gün ya da en iyi ihtimalle iki üç günden fazla yaşayamayacak şu ya da bu adam için boşa gittiğini anladığımda pişmanlıktan başka bir şey duyamadığım bir işti bu.
Grotesk bu. Beni öldürebileceklerini sanan insan larvalarının gülünç küstahlığı. Ölemem ki ben. Ölümsüzüm ben, onların da ölümsüz oldukları gibi; tek fark şu ki ben bunu biliyorum, onlar ise bilmiyorlar.
İnkâr edilemez olgulara adanmışlığı nedeniyle tam bir dünyalıydı ve mantığı soğuk olsa da hayranlık uyandırıcıydı. Ele aldığı bir şeyde şaşmaz kuralı, "Bana göstermelisin" idi. İmanın zerresinden yoksundu. Morrell'ın belirtmiş olduğu şey buydu. İman yoksunluğu, Oppenheimer'ı gömleğin içindeki ufak ölümü gerçekleştirmekten alıkoymuştu.
"Yakındığın herhangi bir şey var mı, Standing?" diye sordu müdür. Yanıtım, "Evet," idi. "İki konuda." "Neymiş bunlar?" "İlki," dedim, "gömlek iğrenç derecede gevşek. Hutchins budalanın teki. İstese iplerin arasına ayağını bile sokabilir." "Ötekisi nedir?" diye sordu Müdür Atherton. "Senin şeytanın dölü oluşun, Müdür." Şef Jamie ile Doktor Jackson gülüştüler ve müdür homurdanarak hücremden dışarı çıktı.