"Koşmak zorunda değilsin, düşersen kalkmak zorunda değilsin. Düştüysen bir süre çayır çimenin tadını çıkar. Sana sürekli koşmanı söylüyorlar. Yarışmanı, birilerini arkada bırakmanı, ipi önce göğüslemeni bekliyorlar. Hep daha hızlı koşmanı istiyorlar. Bense sadece annenin çocukluğunda söylediği bir sözü hatırlatacağım : koşma, düşersin!"
"Başımıza gelen ne olursa olsun, sonunda bizi ıstırabın döşeğine yatıran, bizim onları nasıl hikâye ettiğimizdir. Yüreğimizi acıtan bütün o şeylerden geriye kalan, aldığımız bütün darbelere rağmen ayakları üzerinde durmaya devam eden muzaffer kişi miyiz? Yoksa geçmişin hayaletlerinin peşini kovaladığı, ifrit ve canavarların yol kestiği bir ormanda kaybolmuş kişi mi?"