Monachopsis

Monachopsis
@Monachopsisy

Monachopsis

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.·
Beğendi
·
2 saatte okudu
·
2020 28. kitabı
James Tiptree Jr.
6.8/10 · 3.808 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
BİLİYORUM, çoğu zaman her şeyin seni bitirip tükettiğini, çok yorulduğunu artık devam edecek gücü göremediğini… Bunun gibi birçoğunu biliyorum. Çünkü sadece sen değilsin böyle düşünen. İnsanız; hep böyleyiz içimizden. Dışımızdan gülerken kalbimizden özleriz, ağlarız belki. Bir kelimenin dudaklardan telaffuzu gelip içine oturur tüm gün. Artık yabancı olduğun duymayı unuttuğun bir kelimedir bu. Ama bazıları için öyle değilse çokça dillerdeyse, sana dokunur, biliyorum. Bilmekle ne oluyor Allah aşkına dersin şimdi sen; ne değişti biliyorsun diye. Hiçbir şey! Düşün ki değişmiyorsa bilmekle ve eylemekle, demek ki gerçekten değişmemesi gerekiyordur. Kayıp kelimeni sırtında taşımaktır senin ömürlük ödevin. Öyle ya sana bu vazifeyi vereni düşündüğünde yükün ağır gelmez. Bilakis çok terleyip susadığında, yüzü okşayan bir meltem, içini ıslatan bir bardak su gibi gelir. Sen vazifeni kalbinin tam içinden sahiplendiğinde Sahibin himayesinde olmuş olursun. Böylece yürüdüğün tüm çöller üzüm bahçelerine dönüşür. Düşünsene üzüm bahçelerini… Güneşin dalları arasından öylece sızıp geçtiği ışıklı, coşkun bahçeler… Dur burada. Dalları arasında gölgelen biraz, birkaç tane üzüm ye sonra… Efendimizi düşleyebilirsin tam burada. Türlü heyecanlar, ümitlerle gittiği Taif’ten çocuklar tarafından taşlanarak dönmek zorunda kaldığı, o içimizin en büyük kırıklığı olarak kalan günü birazcık düşün. O da bir üzüm bahçesine sığınmıştı. Belki içinden üzümlerin ne kadar güzel ve sulu olduğunu geçirmiştir. Bahçenin güzelliğini düşünmüştür, mübarek ayakları yara bere yüzünden sızlarken. Yine bir tane üzüm yiyesi gelmemiştir belki içindeki kırıklıklardan ötürü… Düşün, sırtımızdaki her yükle beraber Efendimizle bağ kurduğumuzu en yakından… Vazifen bildiğin, Sahibinin sırtına iliştirdiği her yük, seni
Edebiyat
O ilk güne götür beni. Seni tanıdığım güne bırak. Gülüşün ukde kalsın içimde. Keşkelerim güzel olsun sana dair. Bir daha hiç karşılaşmayalım. Tanıştığımıza memnun olalım ve ötesine geçmeyelim. Sen yoluna git, ben yoluma… Temizliğini yitirmeyelim hiçbir şeyin. Oturup bende bıraktığın etkiyi düşüneyim. Şimdiki gibi değil! İyi kal hatrımda… Bir daha ne zaman karşılaşırız heyecanıyla yaşayayım ama karşılaşmayalım. Kaç yüzünün olduğunu anlayacak kadar tanımayayım seni. Romantik bir şarkıda düş aklıma… Böyle keşke olma! Götür beni. Arkanı dön ve git yoluna. Sakın arkana bakma. Yine kanarım… Bir gülersin, devrilir kararlarım. O günün masumiyetiyle kalsın merhaban parmak uçlarımda. Kokun hafifçe ciğerlerime sindiğinde, savur saçlarını, git… Ağlamasın şiirler. Sana hasret kalayım, dünlere değil… Sen hiç inmemiş ol içime. İçimin duvarlarını rengârenk boyayıp ardından ateşe vermemiş ol. Tozpembe kalsın her şey. Götür beni! Dünlerimi geri ver! Aşka inancımı geri kazandığım o güne bırak… Ardından küfürler değil, içli şiirler savurayım…
Edebiyat
Gerçeklerle yüzleşmek neden bu kadar zor? Neden kaldıramayız bu gerçeği? Sinirleniriz, bağırırız, kabul etmemek için her şeyi yaparız. Sanki bağırınca gerçek değişecek gibi. Kırarız birbirimizi değişmesi imkansız bir şey için. Gerçekten değer mi buna? Üzmeye, üzülmeye değer mi?
Edebiyat
Carole And Tuesday- Mother
Mother, Mother, Mother Won't you free me from my chains? Mother, Mother, Mother Won't you come show me the way? Mother, Mother, Mother Won't you free me from my chains? Mother, Mother, Mother Won't you come show me the way? Mother, Mother, Mother Won't you come show me the way?
Müzik