Artık yoruldum sevgilim;
Mana yok çünki manasızlık içinde
Aşkı tatmak için, serden geçmekte yok bu nesilde
Kaç, kurtar kendini dümen bak kötülerin ellerinde
Başımı sokacak bir yer lazım şimdi bana
Çılgın kalabalıktan ötede
Yüce dağ başında bir yerde
Kekik kokularının arasında
Saflığın, fışkırdığı bir kaynak ilişiyor gözüme
El değmemiş dağ limonları
Kırmızının bir kadına yakışağı tonlardaydı böğürtlenler
Seyre dalmıştım alem-i cihanı uzun uzun
Bir şerbet bir ütopya hayali kurarken hayalimde
Eskiden kalma bir kara kazan
Gönlümse koca bir kepçe
Sevgiyle kaynıyor altı
Yoksa maharet ne odunda nede kömürde
Sadakat meyvesi acıdır
Yemeyi göze alan koyar içine
Saygıysa üzüme benzer tatlıdır
Ama dağılır, her dikkat etmediğinde
Elini korkak alıştırma doldur
Boşalt gürül gürül dürüstlüğüde üzerine
Uzaktan gelmeli güvenin kokusu
Anlayış ekele biraz
Merhamette koy içine