Yazar kitabın tanrısıysa, çevirmen onun resulü olmak zorundadır.
Birebir çeviri yetmez; çevirmen, kaynak dilin duygusunu, refleksini, hissiyatını ve bilincini aslına sadık kalarak diğer dile aktarmalıdır. Sahabeyi görenleri Tabiin, onları görenleri de Tebe-i Tabiin sayarsak; kelimeleri sadece sırtlayıp götüren nakilciler gitsin lojistik işi yapsın lütfen.
Bir de aslı Rusça olan, sonra Fransızcaya çevrilen, oradan da Türkçeye aktarılan "çeviriden çeviri" romanlar var ki, onlar zaten tam bir fecaat!