Anlattığı din, şimdinin ve geleceğin insanlığı adına bütün maddi ve manevi ihtiyaçlarına çözüm getiriyordu.
Sevgiyi anlatıyordu, selamı ve barışı anlatıyordu.
Kilisenin menfaat dünyasından uzak bir yardımlaşma ve iyilik öngörüyor, paylaşmayı tavsiye ediyordu.
Çalışmayı, araştırmayı, bilmeyi öngörüyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her ne yaparsa önce Allah'ın adını anıyordu ve bu yüzden gönlü barış içindeydi.
Her şeye Allah adıyla başlamak bir tılsım gibiydi; onu mutlu ediyor, sanki koruyordu.
Kendine göre doğruları vardı ve doğrular gücünü İslâmiyet'ten alıyordu.
Ona göre dinin Müslümanlara biçtiği davranış biçimlerinin tamamı insanlığın ihtiyacı olan erdemleri kuşatıyordu.
İslâm, insana iyi ahlak sayesinde insan olunabileceğini söylüyordu.
Ölüm mahkûmu bir esir olarak. O gün anladım ki gerçek, seni yalnızca bir kere,
' Lâ ilâhe illa'llah Muhammed Rasûlullah '
dedin diye bağışlayan anlayıştan başka bir şey değildi.
Böyle bir tek cümleye bağlı olarak kurtuluşa erme anlayışını ancak eşi ve benzeri olmayan bir ' Tanrı ' kullarına verebilirdi.
Ve ben o anda, o Tanrı'nın adına Allah dedim, sonra da eşi ve benzeri olmadığına inandım.