Şimdi ise, yakacağını bozuk çitlerden, ekmeğini el kapılarından toplayan, her geçen gün ölüme yaklaşan, sevinçten yoksun yaşamını bir an için de olsa uzatmaya, bir an için de olsa derdini hafifletmeye çalışan yaşlı bir kadın gibi oturuyorum burada.
Bir zamanlar duyumsamaların bolluğunda yüzen, adım başı bir cennetle karşılaşan, sevgisiyle bütün dünyayı kucaklayabilecek yüreği olan o kişi değil miyim ben artık? Şimdi bu yürek ölü, içinden hiçbir coşku yükselmiyor artık, gözlerim kurudu ve insanı ferahlatan gözyaşlarıyla artık canlanmayan duyularım, korkuyla alnımın kırışmasına neden oluyor. Çok acı çekiyorum; çünkü yaşamımın biricik coşkusunu, çevremde bana dünyalar yaratan o kutsal, o can veren gücü yitirdim, o güç yok oldu!