Yağmur görünmeyeni görünür yapabiliyor. Bunu pek azımız başarabilir. Bir bakıyorsunuz soymuş bizi, bir bakıyorsunuz ağaçlar soyunmuş.
Şimdi yağansa yalnızca bir yaz yağmuru. Ansızın düştü ve ansızın kayboldu. Ayağımızda kiri, tenimizde nemi kaldı. Kaçmaya çalışmadık. Kaçacak yerimiz de yoktu zaten.
Susma zorunlulukları konuşabilecek bir konuları olmayışı sadece. Paçalarına çamur bulaşması en azından belediyeye ya da kıyılarından geçen sürücüye küfür etme hakkını veriyor onlara. İçlerine gömdükleri şiddetin bir kısmı ortaya dökülebiliyor bu sayede.
Her şey sona erdiğinde, artık saçlarının ıslanmayacağına emin olduklarında, sokuldukları kovuklarından çıkıp yollarına devam ediyorlar. Hep şikâyet ederek. Hep söylenerek. Eve vardıklarında susma zorunlulukşarını altüst edecek bir fırsat çıkmış oluyor böylece.