Sokak boyu uzanan bitişik nizam apartmanlar, kenarına eski bir kanepe bırakılmış çöp konteyneri, belediyenin amansızca budadığı kel çınar ağacı, sokak lambasının üzerinde gece gündüz muhakkak önemli bir şeyler anlatan karga...
Çayından bir yudum alıp bu kareyi çekmek için telefonuna uzandığı anı düşündüm fotoğrafa bakıp. Dönüp kendi fincanıma baktım sonra. Başka bir pencerenin kenarında,başka bir fincan. Camın arkasında bambaşka bir manzara.
Kumaşın yünlü olduğunu hayal ettiğim turuncu perdenin kenarı kenarı görünüyor,pervazda fincan duruyor; yarısı boş ya da yarısı dolu, sıcaklığıyla cam buğulanmış.
Bir fotoğraf yolladı gittiğinin ikinci günü. Kaldığı odanın penceresinden çekilmiş. Üzeri karla kaplı kiremit çatılarının arkasında sivri doruklarıyla bembeyaz dağlar görünüyor. Kuzeyin buradakilere hiç benzemeyen dağları. Fotoğrafın altına "Dünyanın bittiği yerdeyim. Şu dağların ardında hayat var desem inanır mısın? “ yazmış.