(...) buzlucamın gerisinden görüyormuş gibiydim orada ağlarken.
Dünya gözyaşlarımın içindeydi artık , dünya bulanıktı , dünya ıslaktı ve dünya kalın uğultular eşliğinde , etrafa buğular saçarak hafif hafif titriyordu...
İçimden kalkıp babama sarılmak geçti aslında ama yapamadım bunu, baktım sadece. O da bana baktı gözlerini hiç kırpmadan.
*O an, birbirimize bakışlarımızla sarıldık sanki...*
Babam da basamakların tepesinden, bizim bıraktığımız her taşa dikkatle bakıyordu. Onu hayata bağlayacak köprüyü inşa ediyorduk aslında ; Musa'nın rehberliğinde, dünyanın derinliklerine doğru giden, kendisi kısa anlamı uzun bir yol açıyorduk ...