O günden bugüne, fasılasız olarak ikisine de yazık ettiğini düşünmüştü Nazım.
Öte yandan, birer su damlası oldukları için iyiden, doğrudan, güzelden yana akıp kendi yollarını zaten bulmayacak, büyük çağlayana katılmayacak mıydı bu iki güzel çocuk?...
Kar yağıyor
Ve belki bu akşam
ıslak ayakların üşüyordur.
Kar yağıyor
ve ben şimdi düşünürken seni
şurana bir kurşun saplanabilir
Ve artık bir daha
Ne kar, ne rüzgar, ne gece...
Buna karşılık içinde bulundukları 1930 yılında bile, eline tek bir kitap alıp sayfalarını çevirmemiş olanların sayısı ne yazık ki ezici çoğunluktaydı...
Psikologlar sevilen bir insanın acısının ölümden 3 gün sonra başlayıp 4 ila 6 hafta sürdüğünü söylerlerdi. Ama zaman geçerdi, insanın bir duygusu bir başka duyguyla yer değiştirirdi.
Güçlü bir acı daha yumuşak bir acıya dönüşürdü. Daha yumuşak acı yerini yasa bırakır, yas da sonunda bir hatırlama olurdu. (Ama asla unutulmazdı...)