Ufacık şeylerin, Aklın dengesinin nasıl alt üst edebileceğinin bilincinde olan birinin çekingenliği ve kişisel sıkıntılara karşı koyabilecek güveni kazanmış birinin rahatlığıyla konuşmuştu.’
Tut elimi, bur'dan gidelim
"Olmaz" demeden, dinle beni bi'
Rüzgârım söndü, dindi ateşim
Ah, bebeğim, ben hâlâ deliyim
Sen yokken ne gece ne de gündüz
Ne Ay var ne tek bi' yıldız
Her yer karanlık ve ıssız
Göremiyorum
Tüm zamanların en iyisiydi ‘zamanların en kötüsüydü’ Hem akıl çağıydı Hem aptallık,Hem inanç devriydi hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi ,Karanlık mevsimiydi ,Hem umut baharı,Hem umutsuzluk kışıydı.Hem herşeyimiz vardı, Hem hiçbirşeyimiz yoktu, Hepimiz doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana Sözün kısası şimdikine öyle bir yakın dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin,iyi yada kötü fark etmez, sadece daha” sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini İddaa ederdi.