Kurnazlık bozuk para gibidir: Onunla büyük şeyler satın alınmaz. Bozuk para ile bir insan ancak bir kaç saat yaşayabilir. Kurnazlıkla bir şeyi gizleyebilirsiniz, bir adamı aldatabilirsiniz, ama onunla geniş bir ufka varamazsınız, büyük olayları bir sonuca götüremezsiniz. Kurnazlık kısa görüşlüdür: Burnunun ucundakini iyi görür, fakat çok defa insanı başkaları için hazırladığı tuzağa düşürür.
Olga sordu:
-Nedir o elinizdeki?
-Bir dal.
-Ne dalı?
-Görüyorsunuz ya, leylak dalı
-Nerede buldunuz? Geldiğiniz yolda leylak yok.
-Siz koparıp atmıştınız.
-Niçin aldınız?
-Hiç... Onu kızıp atışınız hoşuma gitmişti de.
-Kızmam hoşunuza gitmişti demek. Bu da yeni bir şey demek. Neden?
-Söyleyemem...
-Ne olur söyleyin...
-Dünyada söylemem.
Gurur hayatın tuzudur derler; gururum nerede? Ya ben yaşadığım hayatı anlayamadım ya da bu hayatın değeri yoktu. Daha iyisini de bulamadım, göremedim, kimse de göstermedi. Sen bir gelip bir kayboluyordun, tıpkı parlak, hızlı bir kuyrukluyıldız gibi; bense her şeyi unutuyor, ağır ağır sönüyordum.