Yaratılmış olanı yıkanlar, genellikle, yaratılanların gerçekten zevkine varma ya da bunları yaratma fırsatını bulamamış, kendilerine bu fırsat verilmemiş kişilerdir.
ldam cezası, savaş ya da başka türlerin soykırımı gibi yı kıcı eylemler muhalefet aracılığıyla ortadan kaldırılamaz. Bunlar ancak, daha da çok eser yaratmayı sürdürerek, bu güne kadar yaratılmış şeyleri tatma ve değerlendirme fırsatını daha çok insana vererek, ve nihayet, yaratma eylemine katılma cesaretini herkese aşılayarak yok edilebilir. Yaratıcı lık, yaşamın doğrulanmasıdır.
Mahremiyet bile, bize, düzenin ölçülerinde ve o ölçülere uygun mekanlarda yaşanacak biçimde empoze edilmiştir. Artık, mahremiyetimizi yaşayacak kişisel mekanlardan da yoksunuz. Örneğin, çocuklar ana babaların yattığı mekan lardan özellikle uzak tutulurlar. Çekirdek aile böyle konu lan konuşmaktan bile çekinir, bu işi uzmanlara havale eder. Böylece, kapalı kapı politikası güden toplumlarımız, cinsel eğitim diye. adlandırdıkları bir alana da girmesi için devlete kapılarını açmış olurlar. Çocuklarımıza seksin ne olduğunu anlatmak böylece merkezi iktidar biriminin -devletin-görevi haline gelir. Devlet gözetimi altındaki cinsel eğitimin ise sevgiyle hiçbir ilişkisi olmadığı çok açık.