Meryem

Meryem
@Mor_Karga
Sınırları kaldırınca tüm kuşlar uçar. Kuşları özgür bırakın.
Ah, sana nasıl bağlandım! Seni gördüğüm ilk andan beri seni bırakamadım! Bu fiyonk benimle birlikte gömülsün. Onu bana doğum günümde hediye etmiştin. (...) Silahlar dolu. Saat on ikiyi vuruyor. Buraya kadarmış. Lotte! Lotte, hoşçakal! Hoşçakal!
Sayfa 125·Kitabı okudu
Reklam
Bu elbiselerle, Lotte, gömülmek istiyorum, sen dokunup onları kutsamıştın; babandan da bunu rica ettim. Ceplerimi karıştırmasınlar. Seni ilk kez çocuklarının arasında gördüğümde göğsündeki şu soluk kırmızı fiyonk -Ah, çocukları bin kere öp ve onlara bahtsız dostunun yazgısını anlat.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Senin ellerine değdi bu silahlar, tozlarını almışsın, onları bin kez öptüm, çünkü sen onlara dokundun! Ve sen göksel varlık, kararımı onaylıyorsun ve sen Lotte, ölümümün elinden olmasını istediğim sen, bana silahları yolluyorsun, ben de alıyorum, ah! Öleceğim. Ah, uşağımı sorguya çektim. Silahları ona verirken titremişsin ama bir veda sözcüğü bile etmemişsin! Alacağın olsun! Alacağın olsun! Bir hoşçakal bile yok öyle mi? Beni sonsuza dek sana bağlayan o an yüzünden kalbinin kapılarını bana kapattın mı? Lotte, bin yıl geçse bile o iz silinmez! Senin için yanıp tutuşan bu kişiden nefret edemeyeceğini hissediyorum.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Binlerce ses, binlerce ümit aklımdan geçip durdu, nihayet en son biricik düşüncem sarsılmaz bir biçimde tamamlanmış olarak belirdi: Ölmek istiyorum.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Hissetmiyorsun, felaketinin paramparça kalbinde, bozulmuş aklında yattığını hissetmiyorsun, dünyanın bütün kralları bir araya gelse bile sana yardım edemez.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Reklam