Sen hep sorular soruyorsun, her şeyin dibini görmek istiyorsun, belki hiçbir şeyin dibi yoktur, ne biliyorsun? Ne yaşadığını anlamaya çalışırken, o anda yaşadığını da elden kaçırıyorsun bence. Ne demek istediğimi tam anlatamıyorum belki ama sende bir tuhaflık var gibi geliyor bana.
Yaşamı kolaylaştıracak yöntemlerden bahseden insanlar, bu yöntemleri bilmeyen kişilere kıyasla hayatın içinde daha çok debelenen insanlardı. O kadar tükeniyorlardı ki, artık tükenmek istemedikleri için sürekli farklı yollar bulmaya çalışıyorlardı. Hayata katlanma yolları, yaşama devam etme yolları...
Elli yaşlarındaki kadın, gençliğinde uyumlu davranıp fedakârlıkta bulunarak yaşamayı doğal bulduğunu, ancak günümüzdeki gençlerin artık öyle bir yaklaşım sergilememesinden memnuniyet duyduğunu söyledi. Bunun üzerine birisi, gençlerin uyumlu olup fedakârlık yapabilmesi için umuda ihtiyaç olduğunu ancak günümüzde umut olmadığı için gençlerin bu gerekliliği bile hissedemediklerini söyleyerek elli yaşlarındaki kadını afallattı. Kadın bunu doğrulamak istercesine gençlere baktı, gençler başını sallayarak onaylayınca kadın, geriye umut edilecek bir şey kalmadığı söyleminin onu ne kadar üzdüğünü belirtti.
Eğer içinde bir düşünce doğarsa ilk olarak ona sarıl, yaşamaya devam ettikçe o düşüncenin doğruluğunu anlayabilirsin, şimdiden yanılıp yanılmadığına karar verme.