Yalnızca ölümün olduğu bir dünyada anlam kazanıyordu yaşamak. Hayat varsa ölüm de olmalıydı. Olmalıydı ki anlamalıydı insan 'bu âleme sahip olmaya değil de şahit olmaya ' geldiğini.
"Her ne kadar insan içindeki özü, insan olan tarafını, merhameti, şefkati, muhabbeti setretse de insan en nihayetinde bir cennet sakiniydi ve aslı iyi olan kötü olamazdı yalnızca öyle görünürdü."