Yeni hediye,ahşaptan oyulmuş küçük kopyamın yanında duruyordu.
Bu defa hediye, tahtadan oyulmuş uzun boylu, zayıf bir çocuktu. Saçları bir ayının tüyleri gibiydi. Yüzü o kadar neşeliydi ki kahkaha attım.
Ağaçların arasına dalıp hemen onu aramaya başladım.
Buldum da.
"Güneş hiçbir zaman bir önceki günkü gibi doğmaz. Dün aynı güneş olmadığı gibi yarın da aynı güneş olmayacak ama yine de güneş güneştir. O olmadan üşürüz."
"Onlara gerektiği için teşekkür etmeyeceğiz,"
"Her gün içimizden gelerek teşekkür edeceğiz. Arılara, ağaçlara, çiçeklere ve bize iyi gelen her şeye teşekkür edeceğiz."