Bence insanlara hükmetmek arzusu manasızdır.Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki , temiz kalmak için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve muhitle , hiç olmazsa manen(duygusal olarak) , alakamızı kesmektir.
Zannediyorsun ki , hepimiz birer makineyiz ve evvelden kurulduğumuz gibi işleriz.Bir yerde bir bozukluk oldu mu , derhal orayı söküp atmak lazım!.. En kuvvetli insanın bile bazen ne kadar zayıf anları , istediğinin tam aksimi yapmaya mecbur olduğu dakikaları bulunduğunu nasıl inkar edebiliriz? Böyle hadiseler hiç kimseyi olduğundan daha fena , yahut saha iyi yapamaz!
Asıl İyilik tanımadıklarımıza yaptığımız iyiliktir;halbuki biz bütün hüsnüniyetimizi(iyi niyetimizi) dostlarımıza saklayıp bunların dışında kalanları bir çırpıda ve kısa bir hükümle fena addediyoruz(sayıyoruz).
Birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş.Ne aradığımızı bilmeden aramak…Şimdi içim rahat , aradığını bulan ve başka bir şey istemeyen biri gibi sükunet(sakinlik) içindeyim.Dünyada bundan büyük bir saadet olur mu ?