Ben ikide birde böyle oluyorum , bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum , bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum.Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece yalnızlık ihtiyacı.Öyle günlerim oluyor ki , etrafımda küçük bir hareket , en hafif bir ses bile istemiyorum.Taşıp dökülecek kadar kendi kendimi doyurduğumu hissediyorum.Kafamda , hiçbir şeyle değişilmesi mümkün olmayan muazzam hayaller , bana her şeylerden daha kuvvetli görünen fikirler birbirini kovalıyor… Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birini arıyorum.Bütün bu beynimde geçen şeyleri teker teker , uzun uzun anlatıcak birini.O zaman ne kadar hazin bir hal aldığımı tasavvur edemezsiniz.
Ben şuna inanıyorum ki , üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin(geleceğin) olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız.
..fakat şu muhakkak ki bugün olduğum gibi olmak da istemiyorum.Büsbütün başka bir hayat , daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat istiyorum.Belki bunu arayıp bulmak da mümkün… Fakat içimde öyle bir şeytan var ki… bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor.Onun elinden kurtulmaya çalışmak boş… Yalnız ben değil , hepimiz onun elinde bir oyuncağız… Senin dünyaya hakimiyet planların bile eminim ki onun mahsulü..