Eylül umutsa.. Kasım başkaysa.. Ekim arada kalmıştır. Çatlaklar candır; illaki ışık sızdırır. Öyleyse Aralık da candır elbet yıldız tozlarını bir ara sızdırır ve aydınlanır Ocak'ın.Mart arta kalanları toplar. Şubat dondurur hisleri. Nisanda bir lisanını bulur kaldırır saklarsin "donmuşları" cümlelere. Teoman der ^yine sensiz geldi Haziran^, boş limonata bardagi gibi kokusu kalmış yalnız. Mayista doğmuştu oysa papatyalar.Ihlamur kokan Temmuz gecesinde niye vuruldular? Umuda bir kala ter içinde koşmakmış Ağustosun derdi. Nede olsa Eylüldü; bir damla umuttu yareni.
Hepsi dört teker gibi birbirinin ardı yanı sıra döne dursun, ben hala manyak gibi özlüyorum seni.Kimdi papatyaları öldüren ? Kimdi papatyaları olduran? Cevap biliyorum ki aynı. Hep yalan.Sonuç hep kesirli sayı; en sevmedigimden bir tam olamıyor. Tam sayıya çevireyim desem ne öldüren nede olduran kabul vermiyor.
Eyvallah Eylül umuttu da biz unuttuk mu? Hani umutları papatyaların?