Benim Sihir gücüm yok. Beata ya da bruja değilim, iyi bir kadın bile değilim. Ama bu gece benimle gelmen için dua edeceğim. Gelmezsen şayet, bu tehlikeli yolda yürümeye devam edersen o zaman senin için Selanik'te dua edeceğim. Senin için İbranice dua edeceğim, öyle yüksek sesle dua edeceğim ki kralla rahipleri burada Madrid'de kulaklarını tıkamak zorunda kalacaklar. Çektiğimiz eziyeti deniz yutsun diye dua edeceğim.
Luzia acı çekerek ölmek istemiyordu ama is lekeli eteğini, toynak kadar sertleşmiş ayaklarını düşününce külle de üzüntüyle de çok iyi tanıştıklarını kabul etmesi gerekirdi.
İnsanı öğüten bir memnuniyetsizlik içinde yaşamaktansa korku içinde yaşamayı yeğlerdi. Onun için seçilmiş ağır kasvetli yolu yürümektense cesaret edip bu yeni yola çıkmayı yeğlerdi. En azından manzara farklı olurdu.
Annesiyle babası bu dünyadan yok olmuşlardı, kül olmuşlardı sanki, hiç var olmamışlardı, varlıkları kutlanmamış, uğurlarında şarkı söylenmemiş, kimse yaslarını tutmamıştı.