İnsanlar anlamadıkları şeylerden korkarlar. Bilinmeyen bizi ürkütür. Bize yabancı ya da tuhaf görünen veya davranan kişilerle karşılaştığımızda ilk tepkimiz onları bir kol boyu kadar kendimizden uzakta tutmaktır. Zaman zaman bizden farklı olan kişilere insan değilmiş gibi davranarak ya da onları aşağılayarak kendimizi daha üstün, zeki veya yetkin hissederiz. Anlamadığımız şeylerden korkarız ve korku çok kolay bir şekilde nefrete, hatta şiddete dönüşebilir çünkü bu duygular beynimizin mantıklı alanlarını bastırabilir
İnsanlar sosyal yaratıklardır ve duygusal bulaşıcı hastalıklara karşı çok savunmasızdırlar. Eğitim, mantık ve zekâ, genellikle ortak fikrin gücüyle boy ölçüşemez.
Beyin tarihsel bir organdır ve kişisel geçmişimizin bir yansımasıdır. Genetik armağanlarımız sadece doğru ve uygun bir zamanlamaya sahip gelişimsel deneyim türleriyle ortaya çıkar. Hayatımızın ilk başlarında bu deneyimler esas olarak etrafımızdaki yetişkinler tarafından kontrol edilir.