Morrison

Morrison
@Morrison7
Eşek olup geyik olduğunu sanan, hendeği atlarken gerçeğin farkına varır... L. Da Vinci
İnsanın doğuşunu görmekten herkes kaçar ama ölümünü görmeye hep koşa koşa gideriz. İnsanı öldürmek için gün ışığında geniş meydanlar ararız,ama onu yaratmak için karanlık köşelere gizleniriz.Insanı yaparken gizlenip utanmak bir ödev,onu öldürmesini bilmekse bir çok erdemleri içine alan bir şereftir.Biri günah öteki sevaptır
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Stoiklere göre Her şey sebep-sonuç ilişkisi üzerine kuruludur(Logos).Kendi kontrolünde olmayan şeylerle ilgilenmektense, kendini değiştirebilirsin. Böylece hayal kırıklığına uğrama ihtimalini ortadan  kaldırabilirsin. İnsan, hapisteyken bile mutlu olabilir; çünkü mutluluk insanın kendisine dönüp kendi içinde çözümleyip başarabileceği bir şeydir.Duygular fiziksel değişimleri de beraberinde getirdikleri için materyaldir.Panteistlerdir, çünkü her şeyin aslında birolduğunu düşünürler.Skeptiklerden farklı olarak bilginin ulaşılabilir olduğunu savunurlar ve buna zengin-fakir, sağlıklı-hasta herkes erişebilir.Ölüm üzerine düşünüp, ölümlü olduğunu, sevdiklerinin öleceğini de hatırlamak gerekir. Böylece hayatı daha doğru yaşayabiliriz. Ayrıca stoikler, ölümden korkmazlar; çünkü ölümün olduğu yerde sen yoksundur. Ancak ölüme nasıl yaklaştığın, zamanını nasıl geçirdiğin fark yaratır onlar için.İnsanları olduğu gibi kabul etmemiz ve bundan keyif almayı öğrenmemiz gerektiğini savunurlar.Seneca, “Hayaller, gerçeklerden daha çok acıtır,” der. Epictetus’a göre ise insanları asıl üzen olaylar değil, onlara yaklaşım biçimleridir, onlara yükledikleri anlamlardır.Seneca için insan hayatı kısa değil, insanın yaşama şeklidir onu kısa yapan. “Hayatın gerçekten yaşadığımız kısmı az, geri kalan kısmı ise zamandan ibarettir,” der Seneca. Ona göre insanlar çoğunlukla sadece zaman “geçiriyor”, hayatı yaşamak denilen şeyden uzakta bir yerlerde savrulup duruyor, günün karmaşasında yitip gidiyor. Stoacılık; anın kıymetini bilmek, geçmişe takılmamak, bugünü pişmanlıklarda bulandırmamak, olaylara bakış açımızı değiştirerek, kendimizi tanıyarak ve limitlerimizi bilip bunu kabullenerek mutluluğa erişilebileceği düşüncesi üzerinde yükselen bir ekol kısaca
Ali Lidar
Eskir diye giymeye kıyamadığım sevdiğim kıyafetlerim küçük gelince otomatik olarak kardeşime devredildi. Ve birdenbire bitmesin diye ibadet hassasiyetiyle küçük küçük parçalarla ısırdığım dondurmaların yarısı ben yiyemeden eridi. Kremalı bisküvilerin bisküvilerini önce kremalarını sonra yedim hep ama sıra kremaya geldiğinde yediğim bisküviler beni tıkadığından hayal ettiğim tada hiç ulaşamadım.. Çok sonraları bunun bir tür kader olduğunu anladım. Kimi ya da neyi sevdiysem en az onunla vakit geçirebildim. Hiçbir şeyi ya da hiç kimseyi doya doya, tadını çıkara çıkara sevemedim. Elimden alınır ya da kaybederim korkusu içimden gelenlerin bir adım önündeydi hep. Çok sonra anladım ki ben aslında sahip olduğumu zannettiğim tüm sevdiklerimi en baştan kaybettim. |Tesirsiz Parçalar, Ali Lidar
İki sesli harfin yan yana gelmesi gibi anlamsızdı...